Salı, Mart 20

O gece

Geç olmuştu artık.

İnsanlar yatalı geç olmuştu. Güneş batalı geç olmuştu. Son dalga karaya vuralı geç olmuştu. Yüksek sesle şarkı söylemek için geç olmuştu. Aynı melodiyi çalmak için geç olmuştu.
O galiba biraz gecikmişti.

-“Merhaba”
Ses yok.
-“Merhaba”
Kafasını yukarı kaldırıp şöyle bir baktı adam.

Akşam güneşi batalı hayli olmuştu. Çok uzun zamandır öylesine dalıp gitmişti denizin karşısında. Kimsesiz demek doğru olmazdı onun için. Eski bir şarkıda olduğu gibi, belki “sensiz”…. Akıp giden yılların tortusuydu ondaki umursamaz duruş. Çökelmiş ve de çökertmiş. En iyi bildiği şey beklemekti. Ama bu, daha ne kadar iyi yapılabilirdi? Beklemeye değeceğini umarak mı?

Gözlerini kızın gözlerine çevirip şöyle bir baktı.
Kız ürkek sesiyle korkarak söze girdi.

-“Gitar çalar mısın biraz?”
-“Benim şarkılarım söylenmekten bıktılar artık.”
-“Kim bilir belki benim dinlemekten bıkmadığım şarkılardır?”

Deniz göz kırptı. Sesini bastırmak istercesine vurmaya başladı tekrar karaya dalgalar. Vurdukça daha sert vurdu tellere. Hışırdadıkça daha çok bağırdı boşluğa. Şarkısını söyledi, bin bir kez kendine söylediği şarkısını.

-“Ben bu şarkıyı hiç duymamıştım.”
-“Bir daha dinlemek ister misin?”
-“Zannetmiyorum!”

Deniz gözlerini kısmıştı tekrar.

2 yorum:

bercutio dedi ki...

uzun zamandır bu kadar kısa bir yazıdan bu kadar çok keyif almamıştım; şiir gibi yalın ve derin olmuş. zeki sonu buruk bir gülümseme bırakırken yüzümde, beynim daha fazlası için çaresizce kıvrandı.

Ali Sağlam dedi ki...

Hayırlı olsuna geldim.

Beğendim, yazıyı ve bloğu..

Takipteyim :)